Kullanıcı Adı:  Şifre:  ÜYE OL | Şifremi Unuttum
ANASAYFA CİLT BAKIMI SAÇ BAKIMI MAKYAJ DİYET ve ZAYIFLAMA VİDEOLAR BİZE ULAŞIN REKLAM
Kırmızı Ruj :: Başlığı Görüntüle - UNUTMA BİZİ
   Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları   ProfilProfil   Özel mesajlarınızı kontrol etmek için login olunÖzel mesajlarınızı kontrol etmek için login olun   GirişGiriş 


UNUTMA BİZİ

 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Kırmızı Ruj Forum Ana Sayfası -> Doğum Günleri & Yıl Dönümleri & Taziyeler
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
mavisu
Moderator
Moderator


Kayıt: May 04, 2007
Mesajlar: 12630

MesajTarih: Pzr Oca 25, 2009 1:15 am    Mesaj konusu: UNUTMA BİZİ Alıntıyla Cevap Ver

Uğur Mumcu (22 Ağustos 1942 - 24 Ocak 1993)

Aslen, Ankaralı olan Uğur Mumcu, 22 Ağustos 1942 yılında, babasının memuriyeti dolayısıyla Kırşehir'de, dört kardeşin üçüncüsü olarak doğdu. Annesi Nadire Hanım, babası, Tapu Kadastro memuru Hakkı Şinasi Bey'di. İlk ve orta okulları Ankara’da okuyan Mumcu çok aktif bir öğrenciydi. Bu hızlı yaşam Hukuk fakültesinde de devam etti. 1961 yılında baş1adığı Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni 1965 yılında tamamladı. Bir süre avukatlık yaptı; yabancı dil öğrenmek için İngiltere'ye gitti. 1969-1972 yılları arasında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde İdare Hukuku Profesörü Tahsin Bekir Balta'nın asistanı olarak çalıştı. Yazmaya, üniversite öğrenciliği yıllarında, Doğan Avcıoğlu'nun yönetimindeki Yön Dergisinde başlayan Uğur Mumcu, 12 Mart döneminde bir yazısında kullandığı "ordu uyanık olmalı" sözleriyle, "orduya hakaret etmek", "sosyal bir sınıfın öteki sosyal sınıflar üzerinde tahakkümünü kurmak" suçunu işlediği iddasıyla gözaltına alındı. Uğur Mumcu bu davadan dolayı 7 yıl hapse mahkum edildi. Fakat yargıtayca karar bozuldu ve serbest bırakıldı. Bu olaydan sonra, Mumcu askerliğini, 1972-74 yılları arasında Ağrı'nın Patnos ilçesinde, resmi tanımıyla "sakıncalı piyade eri" olarak tamamladı. Patnos'ta, ağır koşullar altında askerliğini yaparken, zaten uzun zamandan beri var olan ülseri yüzünden mide kanaması geçirdi. İlk yazıları 1962'den itibaren Yön, Türk Solu, Devrim, Ant, KIM v.b. dergilerde yer alan Mumcu'nun, 1968-69-70 yıllarında Akşam, Milliyet, Cumhuriyet gazetelerinde zaman zaman çeşitli konularda inceleme yazıları da yayımlandı. Köşe yazarlığına 1974 yılında haftalık Yeni Ortam dergisinde başladı. Daha sonra çalışmaya başladığı Anka Ajansında 1975 yılından itibaren Cumhuriyet'e de köşe yazıları yazdı. 1977 yılından sonra sadece Cumhuriyet için yazmaya başladı. gözlem başlıklı köşesinde 1991 yılının Kasım ayına kadar aralıksız olarak yazdı. 6 Kasım 1991'de İlhan Selçuk ve yaklaşık 80 Cumhuriyet çalışanı ile birlikte gazeteden ayrıldı. Bir süre işsiz kaldı. 1 Şubat - 3 Mayıs 1992 tarihleri arasında Milliyet Gazetesi'nde yazan Mumcu, Cumhuriyet Gazetesi'ndeki yönetim değişikliği üzerine 7 Mayıs 1992'de Cumhuriyet'e döndü. Gazetecilik hayatı başarılarla dolu olan Mumcu 24 Ocak 1993 yılında uğradığı bombalı saldırı sonucu öldü.



dağ gibi karayağız birer delikanlıydık,
babamız sırtında yük taşıyarak getirirdi aşımızı, ekmeğimizi.
arabalar şırıl şırıl ışıklarıyla caddelerden geçerken
bizler bir mumun ışığında bitirdik kitaplarımızı
kendimiz gibi yaşayan binlerce yoksulun yüreğini,
yüreğimizde yaşayarak katıldık o büyük kavgaya.
ecelsiz öldürüldük
dövüldük, vurulduk, asıldık.
vurulduk ey halkım, unutma bizi...

yoksullugun bükemedigi bileklerimize, çelik kelepçeler takıldı.
işkence hücrelerinde sabahladık kaç kez,
isteseydik, diplomalarımızı mor binlikler getiren birer senet gibi kullanırdık.
mimardık, mühendistik, doktorduk, avukattık.
yazlık kışlık katlarimiz, arabalarımız olurdu.
yüreğimiz işçiyle birlikte attı, köylüyle birlikte attı.
yaşamımızın en güzel yıllarını, birer taze çiçek gibi verdik topluma.
bizleri yok etmek istediler hep.
öldürüldük ey halkım, unutma bizi...

fidan gibi genç kızlardık; hayat, şakırdayan bir şelale gibi akardı göz bebeklerimizden.
yirmi yaşında, yirmi bir yaşında, yirmi iki yaşında iskencecilerin acimasiz ellerine terkedildik.
direndik küçücük yüreğimizle, direndik genç kızlık gururumuzla.
tükürülesi suratlarına karşı bahar çiçekleri gibi,
taptaze inançlarimizi fırlattık boş birer eldiven gibi.
utanmadılar insanlıklarından, utanmadılar erkekliklerinden.
hücrelere atıldık ey halkım, unutma bizi...

ölümcül hastaydık.
bağırsaklarımız düğümlenmişti.
hipokrat yemini etmis doktor kimlikli işkencecilerin elinde öldürüldük acımaksızın. gelinliklerimizin
ütüsü bozulmamıştı daha.
cezaevlerine kilitlenmiş kocalarımızın taptaze duygularına, birer mezar taşı gibi savrulduk.
vicdan sustu.
hukuk sustu.
insanlık sustu.
göz göre göre öldürüldük ey halkım, unutma bizi...

kanserdik; ölüm, her gün bir sinsi yılan gibi dolaşıyordu derilerimizde.
uydurma davalarla kapattılar hücrelere.
hastaydık.
yurtdışına gitseydik kurtulurduk belki.
bir buçuk yaşındaki kızlarımızı öksüz bırakmazdık.
önce kolumuzu, omuz başından keserek, yurtseverlik borcumuzun diyeti olarak fırlattık attik
önlerine.
sonra da otuz iki yaşında bırakıp gittik bu dünyayı, ecelsiz.
öldürüldük ey halkım, unutma bizi...

giresun'daki yoksul köylüler, sizin için öldük.
ege'deki tütün işçileri, sizin için öldük.
doğu'daki topraksız köylüler, sizin için öldük.
istanbul'daki, ankara'daki işçiler, sizin için öldük.
adana'da, paramparça elleriyle, ak pamuk toplayan işçiler, sizin için öldük.
vurulduk, asıldık, öldürüldük ey halkım, unutma bizi...

bağımsızlık, mustafa kemal'den armağandı bize.
emperyalizmin ahtapot kollarına teslim edilen ülkemizin bağımsızlığı için kan döktük sokaklara.
mezar taşlarımıza basa basa, devleri yönetenler gizli emellerle,
başlarımızı ezmek
kanlarımızı emmek istediler.
amerikan üsleri kaldırılsın dedik, sokak ortasında sorgusuz sualsiz vurdular.
yirmi iki yaşlarındaydık öldürüldüğümüzde ey halkım, unutma bizi...

yabancı petrol şirketlerine karşı devletimizi savunduk, komünist dediler.
ülkemiz bağımsız değil dedik, kelepçeyle geldiler üstümüze.
kurtuluş savaşı'nda emperyalizme karşı dalgalandırdığımız
bayrağımızı daha da dik tutabilmekti çabamız.
bir kez dinlemediler bizi.
bir kez anlamak istemediler.
vurulduk ey halkım, unutma bizi...

henüz çocukluğumuzu bile yaşamamıştık.
bir kadın eline değmemişti ellerimiz.
bir sevgiliden mektup bile almamıştık daha
bir gece sabaha karşı, pranga vurulmus ellerimiz ve ayaklarımızla çıkarıldık idam sehpalarına.
herkes tanıktır ki korkmadık. içimiz titremedi hiç.
mezar toprağı gibi taptaze,
mezar taşı gibi dimdik boynumuzu uzattık yağlı kementlere.
asıldık ey halkım, unutma bizi...

bizi öldürenler, bizi asanlar, bizi sokak ortasında vuranlar,
ağabeyimiz, babamız yaşındaydılar.
ya bu düzenin kirli çarklarına ortak olmuşlardı, ya da susmuşlardı bütün olan bitenlere.
öfkelerini bir gün bile karşısındakilere
bağırmamış insanların gözleri önünde öldürüldük.
hukuk adına, özgürlük adına, demokrasi adına.
batı uygarlığı adına, bizleri bir şafak vakti ipe çektiler.
korkmadan öldük ey halkım, unutma bizi...

bir gün mezarlarımızda güller açacak
ey halkım, unutma bizi.
bir gün sesimiz, hepinizin kulaklarında yankılanacak
ey halkim unutma bizi...

özgürlüğe adanmış bir top çiçek gibiyiz
simdi hep birlikteyiz
ey halkım, unutma bizi...

_________________
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Kırmızı Ruj






Tarih:     Mesaj konusu: İçerikle İlgili Diğer Siteler

Başa dön
puppy_love
Moderator
Moderator


Kayıt: Aug 26, 2007
Mesajlar: 8006

MesajTarih: Pzr Oca 25, 2009 1:41 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bu süikast kararını verenlerin Allah belasını versin
_________________
EŞEĞE ÇOK DEĞER VERİRSEN KENDİNİ YARIŞ ATI SANIR...
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
ciciguli
Uzman
Uzman


Kayıt: Aug 14, 2007
Mesajlar: 8274
Nereden: HER YERDEN :)

MesajTarih: Pzr Oca 25, 2009 1:57 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

cok yazık.. Crying or Very sad
_________________
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
AnaLucia
Moderator
Moderator


Kayıt: May 28, 2007
Mesajlar: 3946
Nereden: Bilecik

MesajTarih: Pzr Oca 25, 2009 11:52 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

özgürlüğe adanmış bir top çiçek gibiyiz
simdi hep birlikteyiz
ey halkım, unutma bizi...


unutmadık seni....
_________________
Pinokyoyu yapan Gepetto değilim ki her odundan adam yapayım Wink
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
tutku2012
Moderator
Moderator


Kayıt: Apr 17, 2008
Mesajlar: 2357
Nereden: boşluktan

MesajTarih: Pts Oca 26, 2009 5:03 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

senin gibi vatan aşıkları nasıl unutulabilirki..unutmadık sizi Crying or Very sad Crying or Very sad
_________________
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
mavisu
Moderator
Moderator


Kayıt: May 04, 2007
Mesajlar: 12630

MesajTarih: Sal Oca 27, 2009 10:02 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Mumcu cinayetinde 4 kişilik yeni bir dava

Cinayetin üzerinden 16, davanın açılmasından 8 yıl sonra İran ve İsviçre’de yaşayan 4 kişi hakkında dava açıldı

Cinayetin üzerinden 16, davanın açılmasından 8 yıl sonra cinayetleri organize ettikleri ileri sürülen ve halen İran ve İsviçre’de yaşadıkları belirlenen 4 kişi hakkında dava açıldı.

Ergenekon soruşturması kapsamında, ilk iddianamenin eklerinde çıkan ve sahte olduğu ileri sürülen MİT raporu ile sanıklardan Ümit Oğuztan’ın 2001 yılında İstanbul Emniyeti’nde verdiği ifadeyle yeniden gündeme gelen gazeteci Uğur Mumcu cinayetiyle ilgili çarpıcı bir gelişme yaşandı.

Terör ve Organize suçlara bakmakla görevli Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği, aralarında Uğur Mumcu, Mehmet Ali Kışlalı ve Bahriye Üçok cinayetlerinin de bulunduğu 17 ayrı silahlı ve bombalı saldırıyı gerçekleştiren “Tevhid- Selam Kudüs Ordusu” örgütünün 3 yöneticisi ile 1 üyesi hakkında yeni dava açtı. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen davanın iddianamesinde, örgütün kuruluşu, yapısı, amaçları, yurtdışındaki ve Türkiye’deki faaliyetleri ile ilgili ayrıntılı bilgilere yer verildi.

Kod adları biliniyordu

Daha önceki davalar kapsamında olayları gerçekleştiren kişilerin yargılandığı hatırlatılan iddianamede, bazı kişilerin kod isimleri ile anılması nedeniyle kimliklerinin tespit edilemediği anlatıldı. Şüpheliler Vahidi, Ahmet Davudi, Kasım Mehmet, Nasır, Aziz, Emir, Mehirdat Mehtour’un gerçek isimlerinin tespit edilemediği vurgulanan iddianamede, Ali Akbulut, Selahattin Eş, Ahmet Cansız ve Aydın Koral’ın ise gerçek kimliklerinin soruşturmada belirlendiği ifade edildi.

‘Hepsi İran’a gitti ve askeri eğitim aldı

SAVCILIk yurt dışında bulunduğunu saptadığı bu dört kişinin ifadesini alamadı. Hazırlanan iddianamede, daha önce yakalanıp yargılanan sanıkların ifadelerinde ise bu kişilere ilişkin bilgilerin yer aldığı belirtildi. Daha önce yakalanan Hasan Kılıç’ın ifadesinde, Selahattin Eş ile Ahmet Cansız’ın İran Devrim Muhafızları kapsamında faaliyet gösteren “Kudüs Ordusu” örgütü içerisinde bulunduklarını ve İran’a giden gruplarla irtibat kurduklarını anlattığı kaydedildi. Mehmet Ali Tekin, Talip Özçelik’in de İran’a gittiklerinde, Selahattin Eş ve Ali Akbulut ile irtibat kurduklarını ifade ettiğine dikkat çekilen iddianamede, yine yargılanan sanıklardan Yusuf Karakuş, Ferhan Özmen, Rüştü Aytufan da askeri eğitim almak için İran’a gittiklerinde bu kişilerle irtibat kurduklarını belirttikleri vurgulandı.

İran’da askeri eğitim

Hakkında 23 yıla kadar hapis cezası talep edilen ve İsviçre’de yaşadığı belirlenen Aydın Koral hakkındaki iddialar şöyle: “1991- 1997- 1998 yıllarında İran’a gittiği, burada Selahattin Eş ve Ali Akbulut ile örgütsel görüşmeler yaptığı, İranlılarla irtibat sağlanarak Ayetullah denilen İranlı şahıslarla irtibat kurduğu, örgüt evlerinde silahlar, patlayıcılar konusunda asker kıyafetli kişiler tarafından askeri eğitim aldığı, şüphelinin daha sonra Türkiye’ye gönderildiği, Türkiye’de örgütsel faaliyetlerine devam ettiği, şüphelinin örgüte ait Kaleşnikof silahı bulundurduğu, örgüt üyesi konumunda bulunduğu anlaşılmıştır.”

‘Yöneticiler Tahran’da’

SAVCILIĞIN örgütün yöneticisi olmakla suçladığı Ahmet Cansız, Selahattin Eş ve Ali Akbulut’un ise halen İran’ın başkenti Tahran’da yaşadıkları saptandı. Üçlü yeni iddianamede şöyle suçlandı: “Şüphelilerin Kudüs Ordusu örgütü içerisinde yer aldıkları, Türkiye’de Tevhid- Selam yapılanması içinde askeri ve siyasi eğitim için İran’a gidenlerin irtibatlarını sağladıkları, örgütsel eğitim için İran’a gelenlerin önce örgüt evlerine yerleştirildiği, sonra eğitim alanlarına götürüldüğü, 3’erli gruplardan oluşan elemanların C4, TNT, tahrip kalıbı hazırlanması, bomba yapımı, silah kullanımı konularında eğitim almalarını sağlayarak Türkiye’ye gönderildiği, bu yönüyle şüphelilerin örgütte özel görevli konumunda bulundukları anlaşılmıştır.”

_________________
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
mudire_pedian
Forum Müdiresi
Forum Müdiresi


Kayıt: Jun 18, 2006
Mesajlar: 12986

MesajTarih: Sal Oca 27, 2009 4:42 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Ölümünün 16. yılında saygı ve sevgi ile anıyorum ..Nur içinde yat güzel insan ..

Arrow Uğur Mumcu
_________________
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
mavisu
Moderator
Moderator


Kayıt: May 04, 2007
Mesajlar: 12630

MesajTarih: Sal Oca 27, 2009 10:47 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

mudire_pedianahu demiş ki:
Ölümünün 16. yılında saygı ve sevgi ile anıyorum ..Nur içinde yat güzel insan ..

Arrow Uğur Mumcu


çok sağol canım.. hemen facebook sayfama ekledim videoyu..
inan izlerken çok duygulandım.. Sad
_________________
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
mavisu
Moderator
Moderator


Kayıt: May 04, 2007
Mesajlar: 12630

MesajTarih: Pts Oca 25, 2010 12:23 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

bir avuçta olsak unutmadık seni.. senin gibi cumhuriyet ve demokrasi adına savaşmış her kişiyi saygıyla anıyorum.. unutmadık sizi...
_________________
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
minoo
Uzman
Uzman


Kayıt: Oct 18, 2007
Mesajlar: 3913
Nereden: İStAnBuL

MesajTarih: Pts Oca 25, 2010 12:34 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

nur içinde yatsın.. Confused
_________________
aşk bunu hep yapıyo..
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
kuzucuklarim
Uzman
Uzman


Kayıt: Apr 30, 2008
Mesajlar: 4433
Nereden: bilecik

MesajTarih: Pts Oca 25, 2010 1:26 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

nurlar içinde yatsın Sad
_________________
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Kırmızı Ruj






Tarih:     Mesaj konusu: İçerikle İlgili Diğer Siteler

Başa dön
pocahontas
Üye
Üye


Kayıt: Nov 02, 2008
Mesajlar: 159

MesajTarih: Pts Oca 25, 2010 2:12 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

saygı ve sevgiyle anıyoruz....
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
LunuLe
Uzman
Uzman


Kayıt: Aug 21, 2009
Mesajlar: 2095
Nereden: Kayseri

MesajTarih: Pts Oca 25, 2010 9:20 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

çok çok küçüktüm o zamanlar tanımaya çok fırsatım olmadı..
nur içinde yatsın..

_________________
başımıza bi kötülük geldi diye, ille kötü mü olacağız....???
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
amazon
Uzman
Uzman


Kayıt: Aug 24, 2007
Mesajlar: 2536
Nereden: sözün bittiği yerden

MesajTarih: Pts Oca 25, 2010 4:10 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

LunuLe demiş ki:
çok çok küçüktüm o zamanlar tanımaya çok fırsatım olmadı..
nur içinde yatsın..


aynı üzüntüyü paylaşıyorum..
_________________
Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe, bütün evrene karışırcasına..
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
mudire_pedian
Forum Müdiresi
Forum Müdiresi


Kayıt: Jun 18, 2006
Mesajlar: 12986

MesajTarih: Pts Oca 25, 2010 4:23 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

”Bir kişiye yapılan haksızlık, bütün topluma karşı işlenmiş bir suçtur. Bu bilinci paylaşmak ve bu sorumluluğu yerleştirmek zorundayız. Uygarca paylaşılan sorumluluk bilinci, özgürlüğün de demokrasinin de tek güvencesidir. Bu güvence sağlanmadıkça, demokrasinin temeline bir tek taş bile konmuş olamaz. Unutmayalım ki ‘cesur bir kez, korkak bin kez ölür’. Önemli olan insanın böyle bir toplumda ‘mezar taşı’ gibi suskunluk simgesi olmamasıdır.”

~ Uğur Mumcu ~


Uğurlar olsun Uğurlar olsun,
hüzünlü bulutlar yoldaşın olsun.
Bir keskin kalem, bir kırık gözlük yürekli yiğitlere hatıran olsun...
Unutmadık sizi... Sad Sad

_________________
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
delishe
Uzman
Uzman


Kayıt: Jan 24, 2007
Mesajlar: 9594
Nereden: hayatin savurdugu yerdeyim..

MesajTarih: Pts Oca 25, 2010 4:42 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

16. ölüm yılında onu unutmadık.. saygıyla anıyoruz..

“Uğur Mumcu’nun cenaze töreni büyük bir halk eylemidir. Halkı kimse örgütlemedi, insanlar kendiliğinden toplandılar. O günden bu yana, ikinci büyük halk eylemi, ‘Sürekli Aydınlık İçin Bir Dakika Karanlık’tır. Her iki eylem de toplumun özlemini vurguluyor; Uğur Mumcu’nun katilleri ancak ‘Aydınlık bir Türkiye’de bulunabilir; karanlıkta değil...”

“Uğur Mumcu bir aydınlanmacıydı, devrimciydi, yurtseverdi. Temel hak ve özgürlüklerin yılmaz savunucusuydu. Devlet içinde örgütlü bir güç onu katletti. Diğer aydınlarımıza yaptığı gibi. Yakalananlar tetikçiydiler. Buyruğu verenler kimlerdi?.. İşte asıl sorun bu!”


İlhan Selçuk

bravo
_________________
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
yummy
Uzman
Uzman


Kayıt: May 12, 2008
Mesajlar: 5753
Nereden: PAPAİYENİGİNE

MesajTarih: Pts Oca 25, 2010 4:55 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

16. ölüm yılında onu unutmadık.. saygıyla anıyoruz..
mekanı cennet olsun
_________________
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Kırmızı Ruj Forum Ana Sayfası -> Doğum Günleri & Yıl Dönümleri & Taziyeler Tüm saatler GMT + 3 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

Copyright © 2005 - 2010 Kirmiruj.com. Bütün hakları saklıdır! Netopsiyon & MaviMsn